NASA, evrenin henüz tam olarak açıklanamayan yönlerini araştırmak için geliştirdiği Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu’nu resmen göreve gönderdi. Roman, NASA’nın Kennedy Uzay Merkezi’nden SpaceX Falcon Heavy roketiyle fırlatıldı. Teleskobun bilimsel çalışmalarında karanlık madde, karanlık enerji ve evrenin diğer gizemleri öncelikli araştırma konuları arasında yer alıyor.
Fırlatmanın ardından uzay aracının kritik ilk işlemleri başarıyla tamamlandı. NASA, Roman’ın güneş panellerini ve alt cihaz güneşliğini sorunsuz biçimde açtığını doğruladı. Teleskobun kalan cihazlarının önümüzdeki günler ve haftalar içinde sırayla açılması ve etkinleştirilmesi planlanıyor. Bütün sistemler devreye alındığında Roman’ın bilimsel gözlemlere başlayabilecek duruma gelmesi hedefleniyor.
Roman’ı mevcut uzay teleskoplarından ayıran başlıca özelliklerden biri geniş görüş alanı olacak. Yeni teleskop, Hubble Uzay Teleskobu’nun tek seferde görüntüleyebildiği alanın 100 kat büyüklüğündeki gökyüzü bölgelerini kaydedebiliyor. Bu kapasite, bilim insanlarının geniş alanları daha hızlı taramasına ve çok sayıda gök cismini aynı araştırma kapsamında incelemesine imkân sağlayacak.
Her gün 1,4 terabayt veri gönderecek
NASA’nın verdiği bilgilere göre Roman, bütün sistemleri çalışmaya başladıktan sonra Dünya’ya günde 1,4 terabayt veri iletecek. Bu büyük veri akışı, teleskobun yüksek tarama hızının ve geniş görüş alanının bilimsel araştırmalara sağlayacağı katkıyı gösteriyor. Roman’ın çektiği ilk görüntülerin ise 2027’nin başlarında ulaşması bekleniyor.
NASA Bilim Misyonları Direktörlüğü yardımcı yöneticisi Nicky Fox, Roman’ın insanlığın kozmik geçmişine ilişkin en temel sorulara yanıt bulma çabasını ileri taşıyacak bir keşif aracı olacağını söyledi. Fox, teleskobun geniş görüş alanı ile hızlı tarama yeteneğinin görünmeyeni görünür hâle getireceğini ve yeni bir keşif döneminin önünü açacağını belirtti. Roman’ın, Güneş Sistemi dışındaki yaşam arayışına temel oluşturacak çalışmalar açısından da önem taşıdığını ifade etti.
Bir milyar galaksinin ışığını ölçebilir
Teleskobun görev kapsamı yalnızca karanlık madde ve karanlık enerji araştırmalarıyla sınırlı değil. Roman, başka yıldızların çevresinde bulunan ötegezegenleri ve gezegenlerin oluştuğu diskleri de gözlemleyecek. Böylece hem uzak dünyaların belirlenmesine hem de gezegen sistemlerinin nasıl meydana geldiğinin araştırılmasına veri sağlayacak.
NASA, Roman’ın görev süresi boyunca bir milyar galaksiden gelen ışığı ölçebileceğini belirtiyor. Çok geniş bir galaksi örneğinin incelenmesi, evrenin yapısı ve geçmişi üzerinde çalışan bilim insanlarına kapsamlı bir gözlem kaynağı sunacak. Teleskobun geniş alanları hızlı biçimde tarayabilmesi, karanlık evren araştırmaları ile ötegezegen gözlemlerini aynı görev çatısı altında bir araya getirecek.









