SpaceX’in ABD’de mobil iletişim alanında büyüme çabaları, şirketi mevcut operatör ağlarına erişim sağlayabilecek bir satın alma seçeneğine yöneltti. Elon Musk’ın şirketi, yaklaşık 7 milyon abonesi bulunan Boost Mobile için ana şirket EchoStar ile görüşmeler yürütüyor. Masadaki seçenekler arasında Boost Mobile’ın satın alınması ve şirketin AT&T ile T-Mobile ağlarına erişiminden farklı bir düzenlemeyle yararlanılması bulunuyor.
İki şirket arasındaki ilişki yeni değil. EchoStar, 2025 yılında spektrum varlıklarını AT&T ve SpaceX’e satmıştı. Bu satış, ABD’deki mobil operatör rekabetine ilişkin beklentileri de değiştirmişti. Düzenleyiciler, T-Mobile’ın Sprint’i satın almasına izin verirken EchoStar bünyesindeki Dish Network’ün ülkenin dördüncü operatörü haline gelmesini bekliyordu. Spektrum varlıklarının elden çıkarılmasıyla bu beklenti karşılık bulmadı.
Operatör anlaşmalarının devri belirsiz
Boost Mobile, AT&T ve T-Mobile ile yaptığı sanal mobil şebeke operatörü, yani MVNO anlaşmaları sayesinde bu şirketlerin ağlarını kullanabiliyor. SpaceX açısından bu erişim, kendi mobil hizmetini genişletmek için önemli bir seçenek oluşturuyor. Ancak Boost Mobile’ın satın alınması, mevcut sözleşmelerin SpaceX’e aynı koşullarla aktarılması anlamına gelmiyor.
Toptan şebeke kiralama sözleşmeleri, şirket satın almalarında genellikle yeni alıcıya devredilemiyor. AT&T ve T-Mobile’ın da Boost Mobile üzerinden SpaceX’e böyle bir erişim tanımaya izin vermesi düşük olasılık olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla görüşmeler bir anlaşmayla sonuçlansa bile sözleşmelerin devri konusunda uzun süren hukuki anlaşmazlıklar yaşanması riski bulunuyor.
Boost Mobile’ın SpaceX’e sunabileceği varlıklar, operatör sözleşmeleriyle sınırlı değil. Şirketin yaklaşık 7 milyon kişilik abone tabanının yanında bulut üzerinde çalışmak üzere tasarlanmış bir 5G çekirdek yazılım altyapısı da var. Bu unsurlar, mevcut ağ erişim anlaşmaları devredilemese bile Starlink Mobile’ın ABD’deki erişimini genişletmesine katkı sağlayabilecek varlıklar arasında yer alıyor.
SpaceX, uydu ve karasal altyapıyı birlikte değerlendiriyor
SpaceX’in karasal spektrum portföyü ağırlıklı olarak ülke çapında yaklaşık 15 MHz eşlenmemiş AWS-3, 40 MHz AWS-4 ve 10 MHz H-Block spektrumundan oluşuyor. Şirketin ayrıca 800 MHz bandında yaklaşık 14 MHz eşlenmiş spektrumu bulunuyor. Buna rağmen mevcut kaynaklar, SpaceX’in kentsel alanlarda kendi mobil hizmetini başlatması için yeterli görülmüyor.
Bu nedenle AT&T, T-Mobile veya Verizon ile bir MVNO anlaşması yapmak şirket açısından cazip bir yol olmaya devam ediyor. Ancak üç operatör de SpaceX’in hızla genişleyen mobil iletişim hedeflerini doğrudan tehdit olarak görerek böyle bir anlaşmaya yanaşmadı. Boost Mobile görüşmeleri, bu erişim engelinin aşılması bakımından önem taşıyor.
SpaceX, bu koşullarda ABD’deki mobil ağının omurgası için 2 GHz bandındaki uzay tabanlı orta bant spektrumuna dayanıyor. Şirketin 800 MHz bandında edindiği 14 MHz spektrum ise Starlink Mobile sinyallerinin binaların içine ulaşmasını destekliyor. Böylece uydu bağlantısı ile karasal frekans kaynakları aynı hizmet hedefi kapsamında değerlendiriliyor.
Şirket aynı zamanda ABD genelinde en az 80 bin baz istasyonu sahası kiralamaya çalışıyor. Saha başına 75 bin dolar üzerinden toplam 6 milyar dolarlık bir bütçe ayırdığı tahmin ediliyor. SpaceX ayrıca akıllı telefonlara doğrudan bağlanabilen 15 bine kadar V2, diğer adıyla Gen2 uydusunu fırlatmak için FCC onayı aldı.
Değerlendirilen başka bir seçenek de mevcut Starlink çanaklarına küçük, düşük güçlü femtocell tipi baz istasyonları eklemek. Bu yaklaşım, baz istasyonu inşası ve uygun spektrum edinimi için gereken yüksek başlangıç yatırımını azaltmayı amaçlıyor. T-Mobile CEO’su Srini Gopalan ise uydu bağlantısını, çok kırsal bazı bölgeler dışında, sabit kablosuz erişime kıyasla daha fazla kısıt taşıyan bir seçenek olarak değerlendiriyor.









