İngiltere’nin yapay zeka rehberi en küçük modeli ve kısa istemleri öneriyor

2 dk okuma
Kısa cevap

İngiliz hükümetinin taslak rehberi, çalışanlara yapay zekâdan önce elektronik tablo gibi geleneksel araçları değerlendirmelerini; kullanım zorunluysa en küçük modeli ve kısa istemleri seçmelerini tavsiye ediyor.

İngiliz hükümeti, kamu çalışanlarının yapay zekâ araçlarını daha sürdürülebilir biçimde kullanmasını amaçlayan bir taslak rehber yayımladı. “Yapay zekâyı sürdürülebilir kullanma” yaklaşımını benimseyen metin, çalışanlardan bir modele başvurmadan önce görevin daha geleneksel yazılımlarla tamamlanıp tamamlanamayacağını değerlendirmelerini istiyor.

Rehberdeki temel önerilerden biri, yapay zekâ kullanımının gerçekten gerekli olup olmadığının sorgulanması. Bir elektronik tablo aynı işi yerine getirebiliyorsa yapay zekâ modelinin kullanılmaması tavsiye ediliyor. Böylece daha fazla hesaplama gücü gerektiren sistemlerin yalnızca ihtiyaç duyulan görevlerde devreye alınması ve enerji tüketiminin azaltılması hedefleniyor.

Küçük modeller ve kısa istemler öne çıkarılıyor

Bir görev için yapay zekâ kullanılması zorunlu hâle geldiğinde çalışanlara mevcut seçenekler arasındaki en küçük modelin tercih edilmesi öneriliyor. Taslak rehber, model seçimini yalnızca çıktı kapasitesi üzerinden değil, enerji tüketimi açısından da ele alıyor. Daha küçük modellerin daha az kaynak kullanması, hükümetin sürdürülebilirlik yaklaşımının merkezinde bulunuyor.

Bununla birlikte küçük modellerin hatalı veya gerçeğe dayanmayan yanıtlar üretme ihtimalinin daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Bu durum, enerji tasarrufu amacıyla yapılan model seçiminin çıktı kalitesi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği eleştirisini beraberinde getiriyor. Rehberde çalışanlara ayrıca istemleri kısa tutmaları ve mümkün olduğunca az sayıda istem kullanmaları tavsiye ediliyor. Bu yöntemin enerji tüketimini azaltabileceği, ancak modele verilen bağlamı sınırlayarak yanıt kalitesini etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Taslak metin böylece sürdürülebilirlik ile üretkenlik arasındaki dengeyi tartışmaya açıyor. Rehber, yapay zekâyı her görev için varsayılan araç olarak kabul etmek yerine ihtiyaç hâlinde başvurulacak bir seçenek olarak konumlandırıyor. Eleştiriler ise küçük model ve kısa istem tercihinin çalışanların elde ettiği sonuçların doğruluğunu ve kullanışlılığını azaltabileceği üzerinde yoğunlaşıyor.

ABD’de veri merkezi kapasitesi büyüyor

İngiltere’nin temkinli yaklaşımına karşılık ABD’de yapay zekâ altyapısına yönelik veri merkezi yatırımları hız kazanıyor. Amerika’daki net veri merkezi kapasitesi ilavelerinin 2025’te yaklaşık 10 GW seviyesindeyken 2027’de yaklaşık 38 GW’a çıkacağı tahmin ediliyor. Bu kapasitenin yaklaşık 22 GW’lık bölümü inşa edilmiş veya yapım aşamasında bulunurken, yaklaşık 16 GW’lık kısmı planlama aşamasında yer alıyor.

2026-2028 dönemindeki ek veri merkezi elektrik talebinin 97 GW seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Buna karşılık kullanılabilir veya sözleşmeyle temin edilebilir şebeke kapasitesi 19 GW, yapımı süren enerji tesislerinin kapasitesi ise 21 GW olarak gösteriliyor.

Morgan Stanley tarafından sunulan tahmin aralığının orta noktasına göre ABD’de yaklaşık 33 GW’lık bir elektrik açığı kalıyor. Bu hesaplama, şebeke arkasında kurulacak yaklaşık 19 GW kapasiteli türbin ve motorların yanı sıra 6 GW’lık Bloom yakıt hücresi kapasitesini de içeriyor. Veriler, ABD’nin yüksek enerji ihtiyacına rağmen yapay zekâ ve veri merkezi altyapısını genişletmeye devam ettiğini; İngiltere’nin taslak rehberinin ise önceliği tüketimi sınırlamaya verdiğini gösteriyor.