Verstappen: F1’in 2026 araçları sürücü etkisini sınırlıyor

2 dk okuma
Kısa cevap

Max Verstappen, enerji yönetimine dayanan yeni güç ünitelerinin araçları pilot komutlarına karşı daha duyarsız hâle getirdiğini savundu. Lawson ve Tsunoda’nın farklı araçlarda kısa sürede rekabetçi olmasını bu görüşüne örnek gösterdi.

Formula 1’in yeni güç üniteleri, Max Verstappen’e göre pilotların araç üzerindeki etkisini azaltarak üst düzey performans göstermeyi daha az zorlayıcı hâle getirdi. Yeni araçları daha önce “steroid kullanmış Formula E” sözleriyle eleştiren Red Bull pilotu, zorunlu enerji yönetiminin alışılmış yarış sürüşünden çok farklı bir yaklaşım gerektirdiğini düşünüyor.

Verstappen, Formula 1 tarihinde geç fren yapan, gaza daha erken basan ve hızlı virajlarda daha kararlı davranan pilotların genellikle bunun karşılığını tur zamanıyla aldığını belirtti. Yeni düzen altında ise pilotların daha yüksek düzlük hızına ulaşabilmek için bazı virajlarda kendilerini sınırlamak zorunda kaldığını söyledi. Hollandalı pilota göre daha geç hızlanmak, daha erken fren yapmak veya gazı kesmek gibi tercihler sürüşü doğal olmaktan çıkarıyor.

Lawson ve Tsunoda örneği

Verstappen, yaz arasındaki Isack Hadjar’ın bilek sakatlığının ardından Red Bull ve Racing Bulls kadrolarında görev alan Liam Lawson ile Yuki Tsunoda’yı görüşüne örnek gösterdi. Lawson, Zandvoort’ta yedinci olurken İtalya Grand Prix’sinde daha zorlu bir hafta sonu geçirdi. Tsunoda ise Hollanda’da ilk 10’u az farkla kaçırmasının ardından Monza’da bir puan kazandı.

Verstappen’e göre Tsunoda’nın daha önce kullanmadığı araca geçer geçmez rekabetçi olması ve Lawson’ın Racing Bulls’tan Red Bull’a geçtiğinde benzer bir performans sergilemesi, araçların pilot girdilerine karşı duyarsızlaştığını gösteriyor. Hızlı pilotların yine öne çıkacağını kabul eden dört kez dünya şampiyonu, sürücülerin yaratabileceği farkın ciddi biçimde sınırlandığını savundu.

Bununla birlikte Lawson ve Tsunoda, Zandvoort ile Monza’daki üç sıralama seansının tamamında takım arkadaşlarının gerisinde kaldı. Formula 1 tarihinde geçici olarak koltuğa geçen pilotların güçlü sonuçlar aldığı başka örnekler de bulunuyor. Nico Hülkenberg, 2020’deki 70. Yıl Grand Prix’sine Racing Point ile üçüncü sıradan başladı. George Russell aynı yıl Mercedes ile çıktığı ilk yarışta galibiyete çok yaklaştı.

Sebastian Vettel, 2007’de BMW ile çıktığı ilk Formula 1 yarışında puan aldı. Robert Kubica, 2006 sezonunun ortasında Jacques Villeneuve’ün yerine geçtikten yalnızca üç yarış sonra podyuma ulaştı. Alexander Wurz ise 2005’te katıldığı tek yarış olan Imola’da üçüncü oldu. Verstappen de 2016 sezonunun beşinci yarışında, henüz 18 yaşındayken Red Bull ile ilk yarışını kazanmıştı.

Takım içi farklar tamamen ortadan kalkmadı

2026’daki takım içi performans farkları geçen yıla kıyasla biraz küçülse de sıralama turlarında pilotlar arasında hâlâ ölçülebilir ayrımlar var. Nisan arasından bu yana Lance Stroll, Aston Martin takım arkadaşı Fernando Alonso’dan tur başına ortalama 0,300 saniye yavaş kaldı. Hadjar, Verstappen’in 0,196 saniye; George Russell ise Kimi Antonelli’nin 0,130 saniye gerisinde yer aldı. Bu veriler, fark yaratmanın hâlâ mümkün olduğunu ancak bunun geçmiştekinden farklı biçimde gerçekleştiğini gösteriyor.

Güç ünitesindeki elektrik enerjisi oranı gelecek yıl yüzde 47’den yüzde 42’ye, 2028’de ise yüzde 40’a inecek. Mevcut kurallardan duyduğu memnuniyetsizlik nedeniyle daha önce Formula 1’den ayrılabileceğini ima eden Verstappen, şampiyonada kalma kararında gelecekte şartların iyileşeceğine dair umudunun, rekabet isteğinin ve spora duyduğu sevginin etkili olduğunu belirtti.

Verstappen, mevcut düzenlemelerin dört veya beş yıl daha yürürlükte kalacağını kabul ederek bu süreci en iyi biçimde değerlendirmeye çalışacağını söyledi. 2030’ların başında görmek istediği motor formülü konusunda ise V8 motorlara dönüşten yana. Eski araçların motor tepkisi ve kullanılabilirliğiyle günümüz güç üniteleri arasında büyük fark bulunduğunu savunuyor.