4K adı pazarlamadan değil, dijital sinema standardından doğdu

3 dk okuma

Ekran çözünürlükleri 720p, Full HD, 4K ve UHD gibi farklı adlandırmalarla ifade edildiği için modelleri doğrudan karşılaştırmak her zaman kolay değil. Özellikle 4K, 480p, 720p ve 1080p biçimindeki adlandırma düzenini takip etmediğinden yalnızca pazarlama amacıyla üretilmiş bir terim gibi görünebiliyor. Ancak teknik açıdan tamamen kesin olmasa da bu adın belirli bir tarihsel ve matematiksel dayanağı bulunuyor.

4K adı önce dijital sinemada kullanıldı

4K terimi başlangıçta televizyonları değil, sinema salonlarında gösterilen dijital filmleri tanımlıyordu. MGM, Paramount, Universal ve Sony gibi büyük film stüdyoları 2000'li yılların başında dijital sinema standartlarını belirlemek amacıyla Digital Cinema Initiatives adlı oluşumu kurdu. Grubun 2005'te yayımlanan ilk standardında 2K için 2.048 x 1.080, 4K içinse 4.096 x 2.160 piksel çözünürlük belirlendi.

Bu adlandırmada görüntünün yatay genişliği esas alındı. Yaklaşık 4 bin yatay piksele sahip 4.096 x 2.160 çözünürlük bu nedenle 4K olarak tanımlandı. Sinema standardındaki görüntünün ev tipi 4K'dan biraz daha geniş olması, salonlardaki ekran oranlarına uyum sağlıyor ve görüntünün kırpılmasını kolaylaştırıyor.

Ev eğlence sistemlerinde kullanılan 4K çözünürlük ise 3.840 x 2.160 piksel. Dolayısıyla tüketici elektroniğindeki 4K, yatay eksende tam olarak 4 bin piksele ulaşmıyor. Buna karşılık 1.920 x 1.080 piksellik 1080p görüntünün hem yatay hem dikey piksel sayısını ikiye katlıyor. Böylece toplamda 1080p'nin dört katı kadar piksel içeriyor.

UHD, 2160p ve QHD arasındaki farklar

Ev tipi 4K ekranlar için Ultra HD veya UHD ifadeleri de kullanılıyor. Sinema standardıyla ayrım yapılması gereken durumlarda ürünlerde “4K UHD”, sinema tarafında ise “DCI 4K” ya da “Cinema 4K” adları görülebiliyor. Aynı çözünürlük, dikey piksel sayısını temel alan eski adlandırma düzeni sürdürüldüğünde 2160p olarak da ifade edilebiliyor. Ancak 4K daha kısa ve akılda kalıcı olduğu için pazarlamada daha yaygın kullanılıyor.

Çözünürlük adlarındaki “p”, görüntünün bütün satırlarının aynı anda çizildiği aşamalı taramayı ifade ediyor. Eski “i” yani geçmeli tarama standardı ise tek ve çift piksel satırlarını sırayla çizerek bant genişliğinden tasarruf sağlıyor. Aşamalı tarama, görüntünün tamamını tek seferde oluşturarak daha yüksek görüntü kalitesi sunuyor.

1080p ile 4K arasında 2.560 x 1.440 piksellik QHD çözünürlük bulunuyor. 1440p veya 2K olarak da adlandırılan QHD, 720p'nin dört katı piksel içeriyor. Standart bir video kaynağı olmadığı için YouTube dışındaki Netflix gibi yayın hizmetlerinde geniş ölçüde desteklenmiyor. Daha çok oyun monitörlerinde 1080p ile 4K arasında bir denge seçeneği olarak kullanılıyor.

4K ekran her içeriği gerçek 4K göstermiyor

4K televizyonların yaygınlaşmasına rağmen yayınların tamamı bu çözünürlükte sunulmuyor. Televizyon yayınlarının büyük bölümü hâlâ 720p veya 1080i çözünürlük kullanıyor. Netflix, HBO Max ve Prime Video dahil birçok yayın hizmeti 4K erişimi için ek ücret talep ettiğinden mevcut abonelik paketi UHD içeriği kapsamayabiliyor.

Televizyona bağlanan cihazların da 4K çıkışı desteklemesi gerekiyor. PS5, Xbox Series X ve Nintendo Switch 2, 4K görüntü verebiliyor; ancak oyunlarda kare hızını öne çıkaran performans modu seçildiğinde gerçek çözünürlük daha düşük olabiliyor. Fiziksel 4K film ve diziler için 4K Blu-ray oynatıcı ile uyumlu disk gerekiyor. Bu sistemlerde en az HDMI 2.0 kablo kullanılması gerekirken HDMI 2.1, oyunlarda daha yüksek kare hızlarına imkân tanıyor.

Ayrıca 4K etiketi taşıyan bazı görüntüler doğal 4K olmayabiliyor. Ölçekleme işleminde televizyon, daha düşük çözünürlüklü içeriğe eksik pikselleri ekleyerek görüntüyü ekrana uyduruyor. Gerçek 4K içerik ise baştan bu çözünürlükte kaydediliyor veya doğal olarak bu çözünürlükte oluşturuluyor ve daha iyi görüntü veriyor.

7.680 x 4.320 piksellik 8K tarafında gerçek film, oyun ve video içeriği bulunmuyor. Piyasadaki az sayıdaki pahalı 8K televizyon da yaygınlaşmış değil. Yüksek depolama ve veri aktarımı gereksinimlerinin yanında, insan gözünün normal izleme mesafesinde işleyebileceğinden daha fazla piksel sunulması görüntü kalitesindeki kazanımı sınırlıyor.