Ford’un patent başvurusu, tehlike algılayınca yer değiştiren araçları tarif ediyor

2 dk okuma
Kısa cevap

Ford’un patent başvurusu, tekerlek hırsızlığını zorlaştıran park konumlarını ve bagaj erişimini duvarla engelleme yöntemini içeriyor. Başvuru, bu özelliklerin seri üretim araçlarda kullanıldığı anlamına gelmiyor.

Park halindeki bir otomobilin çevresindeki şüpheli hareketleri fark edip kendi kendine başka bir yere geçmesi, Ford’un yayımlanan patent başvurusunun merkezinde yer alıyor. ABD Patent ve Marka Ofisine (USPTO) sunulan başvuru, hırsızlık riskine karşı aracın bulunduğu konumu veya park biçimini değiştirmesini tarif ediyor.

Yaklaşım, yalnızca otomobilin çalınmasını önlemeye odaklanmıyor. Tekerleklerin, araç içindeki eşyaların ve pikap kasasında taşınan yüklerin korunması da belgede ele alınıyor. Bunun için hem çevredeki hareketlere göre yer değiştirme hem de belirli parçalara erişimi zorlaştıran park konumları öneriliyor.

Şüpheli hareketlere göre park yeri değişikliği

Başvuruda, aracın camlarından içeriye tekrar tekrar bakan bir kişi olası tehdit örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Başka bir aracın çevrede sürekli tur atması da sistemin şüpheli kabul edebileceği davranışlar arasında bulunuyor. Böyle bir durumda otomobil, daha güvenli gördüğü başka bir noktaya geçebiliyor.

Yer değiştirme kararı için her zaman doğrudan şüpheli bir kişinin görülmesi gerekmiyor. Daha önce başka araçların da bulunduğu bir otoparkta otomobilin tek başına kalması, yeni bir park alanı seçmek için gerekçe oluşturabiliyor. Böylece çevrenin değişen durumu da değerlendirmeye katılıyor.

Belgede daha basit bir uygulama seçeneği de var. Araç, kendi kendine hareket etmek yerine sürücüye park edilecek yeri veya aracın hangi yönde durması gerektiğini önerebiliyor. Park işlemini bu durumda sürücü gerçekleştiriyor; amaç yine hırsızlık olasılığını azaltmak.

Tekerlekleri korumak için erişimi zorlaştıran park

Başvurunun önemli bir bölümü, tekerlek hırsızlığına karşı kullanılabilecek park yöntemlerine ayrılıyor. Otomobilin birbirine yakın iki paralel duvarın ya da başka iki aracın arasına yerleşmesi, tekerleklere ulaşmayı zorlaştıran seçenekler arasında sayılıyor. Burada koruma, aracın çevresindeki fiziksel boşluğun daraltılmasına dayanıyor.

Eğimli, yumuşak veya engebeli bir zemine park etmek de tarif edilen yöntemlerden biri. Bu tür yüzeyler kriko kullanımını zorlaştırabildiği için tekerleklerin sökülmesini daha zahmetli hale getirebiliyor. Dolayısıyla sistemin tercih edebileceği konum, yalnızca çevredeki kişilere değil, zeminin özelliklerine de bağlı olabiliyor.

Havalı süspansiyonu bulunan araçlar içinse gövdeyi en alçak seviyeye indirme seçeneği anlatılıyor. Bu yöntem, aracın altındaki parçalara erişimi engellemeyi amaçlıyor. Belgede verilen örneklerden biri, benzinli otomobillerde bulunan katalitik konvertörün hırsızlığa karşı korunması.

Bagaj kapağını duvara yaslayarak koruma

Araç içindeki veya yük bölümündeki eşyalar için önerilen çözüm, kapakların açılmasını fiziksel olarak zorlaştırmak. Sürücü indikten sonra araç bir duvara yeterince yaklaşarak bagaj kapağının ya da pikabın arka kasa kapağının açılmasını engelleyecek biçimde park edebiliyor.

Benzer bir yerleşim, pahalı ön veya arka aydınlatma parçalarının sökülmesini de zorlaştırabiliyor. Kullanıcıya, araçtan ayrılmadan önce hangi bölümün korunacağı konusunda seçim sunulması da başvuruda yer alıyor. Örneğin yük alanındaki eşyalar ile tekerleklerin korunması arasında öncelik belirlenebiliyor.

Belgedeki seçenekler, farklı hedefler için farklı park biçimleri tarif ediyor. Tekerleklerin sökülmesini zorlaştıran bir konum ile yük bölümünün açılmasını engelleyen bir konum aynı koruma amacına hizmet etmiyor. Kullanıcının seçimi, aracın hangi kısmını güvenceye almaya çalışacağını belirliyor.

Tüm bu fikirler şu aşamada bir patent başvurusunda bulunuyor. Ford’un başvurusu, özelliklerin seri üretim bir araçta kullanıldığını göstermiyor. Patent verilmesi de tarif edilen sistemin mutlaka bir üretim modeline aktarılması anlamına gelmiyor.